![]() |
|
Spaces home KARAMANDAN DUNYAYA(FROM ...PhotosProfileFriends | ![]() |
|
September 17 KARAMAN'IN TANITIMI(DEMONSTRATION OF KARAMAN-Demonstration von Karaman-Démonstration de Karaman-مظاهرة للكارامان-Demonstração de KARAMAN-ДЕМОНСТРАЦИЯ Караман)Karaman is in the south of central Anatolia, Turkey, at the northern foot of the Taurus mounts. The ancient Laranda, Karaman was renamed after the chieftain of a Turkic tribe who conquered the city ruled during a short period by the Latins and the Armenians in c.1250 and set up the independent The seljuks rewarded the Karamanoğlu with a dominion and a city which became the capital of the Karamanid Emirate in 1256. Thanks to Mehmet Bey in 1277 it became the first Turkish state to use the Turkish language ("Türkçe") instead of Persian which had been the official language of the Seljuk sovereigns. . Yunus Emre, the first great poet to write in Turkish, lived and died there (1238-1320) : his poetry, language and philosophy shaped Turkish culture and still do so Muslim state of Karamania, which at one time comprised most of Asia Minor.. A successor state of the Seljuk empire, Karamania existed until its final subjugation by the Ottoman Turks in the late 15th century. Its area is 9.237 square km and its population is around 250 thousand. Karaman became a province of Turkey in 1989.
Flächenmaß: 9.237 km²
Einwohnerzahl: 226.210(2007)
Straßenverkehrsnummer der Stadt: 70
Landkreise: Karaman (centre), Ayrancı, Ermenek, Kâzımkarabekir,Sarıveliler,Başyayla.
Interessante Plätze: Die Walderholungsstätte von Gökçe, die Maraspoli- Höhle, die Burgen von Kraman, Ermenek (Firan) und Mennan, die Medressen von Binbirkilise, Hatuniye, Emir Musa und Ibrahim Bey mit Armenküchen und die Tol-Medresse, die Grossen Moscheen (Ulu Cami) von Gaferyad (Ermenek, Kâzımkarabekir) und Dorf Yollarbaşı (Ilisra), die Moscheen von Hacı Beyler, Aktekke (Valide Sultan), Arapzade, Pascha, Dikbasan (Fasih), Akçaşehir, Sipas und Mimar Emir Rüstem Pascha, die Yunus Emre- Moschee und das Derwischkloster, kleine Moschee von Şeyh Çelebi und Akça Mescit, die Armenküche und Türbe von Karamanoğlu, die Bıçakçı- Brücke und die Ala -Brücke, der Brunnen mit sieben Röhren, das Karaman- Museum.
POPULATION: 226.210(2007) CODE D’IMMATRICULATION: 70 SOUS-PREFECTURES: Karaman (préfecture), Ayranci, Ermenek, Kâzimkarabekir,Sarıveliler,Başyayla. Centres d’intérêt: Parc de loisirs forestier de Gökçe Çamligi, caverne de Maraspoli, citadelles de Kraman, d’Ermenek (Firan) et de Mennan, « medrese » (ancienne écoles religieuse) de Binbirkilise, de Hatuniye, d’Emir Musa, d’Ibrahim Bey et de Tol Medrese, le village Ulucami (Grandes Mosquées) de Gaferyad (Ermenek, Kâzimkarabekir) et du village de Yollarbasi (Ilisra), Mosquées de Haci Beyler, d’Aktekke (Valide Sultan), d’Arapzade, de Pacha, de Dikbasan (Fasih), d’Akçasehir, de Sipas et de Mimar Emir Rüstem Pacha, Mosquée et loge de Yunus Emre, « mescit » (petite Mosquée) de Seyh Çelebi et Akça Mescit, mausolée et hospice de Karamanoglu, Pont de Biçakçi et d’Ala Köprü, fontaine de Yedi Oluklu, Musée de Karaman.
نائب المحافظات : كارامان (مقاطعة) ، ayranci ، ermenek ، kazimkarabekir ، sariveliler ، basyayla
gökçe çamligi ، maraspoli الكهف ، من الحصون karaman ، ermenek (firan) وmennan ، "medrese' (سابقا المدارس الدينية) binbirkilise ، hatuniye ، الامير موسى ، ابراهيم بك و'4' TOL medrese ، وقرية ulucami (الجامع الكبير) gaferyad (ermenek ، kâzimkarabekir) وقرية yollarbasi (ilisra) ، والمساجد من haci beyler ، aktekke (valide سلطان) ، arapzade ، باشا ، dikbasan (fasih) ، akçasehir ، sipas ومعمار باشا امير rüstem مسجد ومنازل emre يونس ، "mescit" (مسجد صغير) seyh çelebi وakça mescit ، وضريح في المستشفيات جسر karamanoglu Biçakçi وعلاء köprü ، نافوره yedi oluklu ، متحف كارامان. (Karaman iç anadolunun güneyinde,toros dağlarının kuzey eteklerinde bulunmaktadır.çok eski dönemlerde adı laranda olarak geçen kentin adı,1250 de bir türk kabilesinin şehri Ermenilerden ve Latinlerden kısa sürede ele geçirip,bağımsızlığını ilan ederek,Müslüman bir beylik kurmasıyla karaman olarak tekrar adlandırılmıştır.selçuklularda bu yerlerin fethinden dolayı daha sonraları beyliğin başkenti olacak larendeyi(karaman) kendilerine ödül olarak vermiştir.Karamanoğlu Mehmet bey Selçukluların resmi dili Farsça yerine Türkçeyi resmi dil olarak kullanan ilk türk beyidir.ayrıca türkçeyi şiirlerde kullanan büyük şair ve düşünce adamı yunus emre burada doğup burada vefat etmiştir.onun şiirleri dilinin akıcılığı ve hayata dair düşünceleri türk kültürünü şekillendirmiş ve şekillendirmeyede devam etmektedir. karamanoğulları küçük asya olarak adı geçen anadolunun büyük bir kısmını kapsamıştır.selçuklunun varisi olarak görülen karamaoğullarına 15. yüzyılın sonlarında Osmanlı devleti son vermiştir..
Karaman 9.237 km kare alana ve yaklaşık 250 binlik bir nufusa sahiptir.karaman 1989 yılında türkiyenin 70.ili olmuştur…
Karaman is formed by Karaman (center), Ayranci, Ermenek,sariveliler,Başyayla,Kazım Karabekir districts. Some sites of Interest and history are; Gokce forest recreation area, Maraspoli Cave, Karaman, Ermenek (Firan) and Mennan castles, Hatuniye, Emir Musa, Ibrahim Bey and Siyahser theological schools (medrese) for alms and Tol Medrese, Kazimkarabekir district and Yollarbasi (Ilisra) town Grand Mosques, Haci Beyler, Aktekke (mother of Mevlana), Arapzade, Pasha, Dikbasan (Fasih), Akcasehir, Sipas and Mimar Emir Rustem Pahsa historical mosques, Yunus Emre Mosque and Lodge, small mosque of Seyh Celebi(seljuks) ,a lot of historical mausoleums, Bicakci Bridge and Ala Bridge, Karaman Museum, Karadag Thousand Churches and one of the first church in the world(derbe)also, South of there are the remains of the beautiful Byzantine Alahan Monastery . This Byzantine complex dating from the 5th century comprises three main parts: the basilica, the baptistery in the middle, and the church. There is also some fine stone carving to admire. Its magnificent location on a natural terrace offers a breathtaking view over the Göksu Valley.
(YUNUS EMRE MOSQUE AND HİS LODGE)
Karaman merkez,ayranci,kazimkarabekir,Ermenek,Başyayla ve sariveliler ilçelerinden oluşmaktadır..şehrin ilgi çekici ve tarihi yerleri şunlardır:gökçe çamlığı(piknik alanı),manazan mağraları,karaman,Ermenek ve Mennan kaleleri ,hatuniye,emir musa ,tol medresesi,ibrahim bey ve Siyahser imareti,Kazımkarabekir ilçesi ve yollarbaşı(ilisira)kasabası ulu camileri,haci beyler,aktekke(mader i Mevlana),arapzade,paşa,dikbasan(fasih),attariye,demirciler,koçakdede ,akçaşehir,sipas ve mimar Rüstem paşa tarihi camileri,yunus emre camii ve türbesi saadettin alibey mescidi(Selçuklu devri),bir çok tarihi türbeler,biçakçı ve ala köprü ,karaman müzesi,Karadağ binbir kilisesi ve dünyanın ilk kiliselerinden derbe kilisesi bulunmaktadır.ayrıca karamanın güneyinde bizanstan kalma Alahan manastırı bulunmaktadır5.yy dan kalma bu Bizans kompleksi 3 ana bölümü kapsar.bazilika,ortada vaftiz ve bölümü ve kilise.ayrıca bazı hayranlık verici oyma taşlar mevcuttur.mükemmel konumuyla Göksu vadisinin nefeskesici manzarasını gözler önüne seriyor.
Some significant dates for the city are:
Culture and Art Week, Karaman, May 5-12th
Kültür ve sanat haftası(5-12 mayıs),Kazımkarabekir ilçemizde Kazımkarabekir paşayı anma törenleri(26 mayıs),mevlananın annesini anma törenleri(10 aralık),dil bayramı ve yunus emreyi anma törenleri(13 mayıs) ve ilçelerde kutlanılan elma ve kiraz festivalleri
This province is famous with its special breed of sheep and delicious yogurt.also special soup for winter(arabaşı soup),and etliekmek(bread with small meats) (ilimiz kendine has koyun çeşidi ve yoğurduyla ,etliekmeğiyle,ayrıca kışa özel olan arabaşı çorbasıyla meşhurdur.
karaman sheep,arabaşı soup,batırık and calla meal
DEUTSCH
Generaldirektion für Gemälde und Museen
In und um Karaman sind Spuren von zahlreichen Zivilisationen aus prähistorischer und historischer Periode vorhanden. In der Umgebung von Karaman befinden sich heute zahlreiche Grabhügel und Ruinenstätten. Da allerdings die Museumstätigkeiten in Karaman sehr spät anfingen, wurden die beweglichen Funde aus diesen Gebieten in andere Museen gebracht.
Mit Unterstützung einiger lokalen Verwaltungsbeamten und Einwohner von Karaman, die der Meinung waren, dass archäologische und ethnographische Funde am Fundort ausgestellt werden müssten, wurde das erste Museum im Jahre 1961 in der Tourismusvereinigung und Bibliothek gegründet. Die Werke wurden im Jahre 1963 in einer Gebäude in der Stadtmitte, 1966 im Ibrahim Bey Armenküche, 1968 in einem Mietshaus und 1971 in dem momentan gebrauchten Gebäude ausgestellt.
In der Vitrine 4, wo Funden aus der Bronzezeit ausgestellt werden, befinden sich neben Gefäßfunde aus der Sısanın Tumulus und dem Dorf Gökçe Köyü, auch dunkelgrau polierte Tongefäße der Yortan-Kultur aus West-Anatolien. In der Vitrine 7 werden Tränen und Parfümfläschchen aus der römischen und der byzantinischen Epoche ausgestellt. Unter diesen sind sowohl einfache und musterlose als auch farbreiche und verzierte. Auf dem Obergeschoß befindet sich neben der Verwaltungsabteilung ein Ausstellungssaal, worin die Kunstarbeiten der Bevölkerung und der Studenten in Perioden ausgestellt werden.
FRENCH
Le musée se trouve au centre de Karaman, sur l’avenue Turgut Özal et derrière la madrassa (école Koranique) d’Hatuniye, l’un des plus beaux exemples de l’architecture du beylicat de Karamanoğulları. On peut trouver, à Karaman et dans les environs, les traces de plusieurs civilisations appartenant à l’époque préhistorique et historique. Il y aujourd’hui aux alentours de Karaman un nombre important de tumulus et d’emplacements de ruines. Mais les activités du musée ayant débuté assez tardivement, la plupart des oeuvres mobiles, découvertes dans cette région, ont été envoyées dans d’autres musées.
Soutenant l’idée que les oeuvres archéologiques et ethnographiques devront être protégées sur place, le premier musée a été constitué en 1961 dans le bâtiment de l’association pour le tourisme et la bibliothèque avec le soutien de certains administrateurs locaux et certains notables de Karaman. Les oeuvres ont été exposées en 1963 dans le bazar, en 1966 sous les hospices d’Ibrahim Bey, en 1968 dans une maison louée et en 1971 dans le bâtiment actuel.
A l’étage supérieur, la salle d’exposition est composée de deux sections ; les oeuvres sont exposées dans 32 vitrines. Dans la section archéologique, se trouvent des oeuvres appartenant à plusieurs civilisations allant de l’ère néolithique à l’ancienne époque byzantine. Dans la section ethnographique, des oeuvres datant des époques seldjoukide, des beylicats anatoliens, ottomane et de la République y sont exposées.
Dans le jardin du musée, se trouvent des stèles tombales, dont la majorité appartiennent à l’époque romaine ainsi que des oeuvres en pierre des époque byzantine et turco-islamique, installées sur un terrain de verdure. Parmi les oeuvres exposées, celles découvertes lors des fouilles du tumulus de Canhasan et datant des ères néolithique et chalcolithique attirent l’attention. Parmi les oeuvres de Canhasan, datant de l’ère chalcolithique, exposées dans les vitrines n°s 1, 2, 3, 14 et 17 se trouvent des poteries, des figurines masculines et animales en terre cuite, des haches en pierre, des flèches en obsidienne, des gratteurs, des colliers et des bracelets en os, des pièces d’ornement en coquillages de moules, des colliers en apatite bleue, des pierres de broyage en basalte. Dans la vitrine n° 4 sont exposées des oeuvres datant de l’âge de bronze, dont des poteries du tumulus de Sısanın et du village de Gökçe ainsi que des poteries laquées noires et grise foncée appartenant à la culture Yortan d’Anatolie occidentale.
Dans la vitrine n°5 sont exposées des oeuvres de l’époque hellénistique, rapportées de Mersin-Gelindere, Muğla Iasos, Adıyaman, Karaman et des environs. La plupart sont constituées d’assiettes Lekitos.
Dans la vitrine n° 6, la plupart des oeuvres appartenant à l’époque romaine ont été recueillies de Karaman-Taşkale, Bayır, Karacaören et Kâzımkarabekir. On peut y trouver des figures masculines et animales en terre cuite, des lampes, des pots et des assiettes.
Dans la vitrine n°7, sont exposés des flacons de gouttes de larmes et de parfum appartenant aux époques romaine et byzantine. Il y a des plats sans couleur et d’autres qui sont ornés de couleurs vives.
Dans les vitrines n°s 8 et 9, on peut y trouver des assiettes en bois, des parties de boîtes, des boîtes à maquillage, des croix en bronze, des bijoux en or, des lampes en bronze appartenant à l’époque byzantine ainsi que des exemples de céramiques byzantines.
Dans les vitrines n°s 12, 13, 18 et 19 des pièces de monnaie datant respectivement des époques grecque, vénitienne, romaine, byzantine, des Beylicats de Karamanoğlu, ottomane et de la République sont exposées.
Dans la vitrine n°15 sont exposés des bracelets en bronze, des figurines et des plaques de voeux datant de l’époque des Ourartous. Ces oeuvres, exposées au musée, ont en général été achetées.
Dans la vitrine n°16 se trouvent des sceaux en pierre et des cachets cylindriques appartenant aux époques ancienne et avancée des hittites ainsi que des photos de presse de ces cachets.
Dans la vitrine n° 20 de la section ethnographique, des faïences appartenant aux époques seldjoukide et ottomane, des mosaïques, des lastex, des faïences en rangées et sous-rangées, des reliefs en plâtre, des faïences de Çanakkale et de Kütahya y sont exposés.
Dans les vitrines n°s 21 et 22, se trouvent des marmottes, des plateaux, des “sini” (grands plateaux), des assiettess, des tasses, des hachoirs, des aiguillères ornées de dessins géométriques et de plantes datant des 14ème et 19ème siècles et appartenant aux époques seldjoukide et ottomane.
Dans les vitrines n°s 24 et 25, on trouve des tiroirs, des chaussures en bois, des treuils, un moulin à café, un refroidisseur pour le café, une boîte pour miroir, un protège-cuillère, une tasse servant de mesure, un mortier, des instruments de musique etc en bois orné de nacre.
Dans les vitrines n°s 26 et 27, sont exposés des ornements pour les tentes en tissu, un berceau, des attelages, des exemples d’habits et de bottes en cuir, utilisés en général par les Turkmènes ayant vécu dans le Taurus.
Dans les vitrines n°s 28 et 29, des Corans contenant des explications, des firmans (ordre), des résolutions sur la législation musulmane et l’ordre d’Ali Evran appartenant au Beylicat de Karamanoğulları et à l’époque ottomane.
Dans la vitrine n° 30, sont exposées des lampes à gaz de différentes formes.
Dans la vitrine n° 31, des bijoux en argent, des ornements de coiffure, des boucles, des pinces, des “childir”, des fez et des montres à gousset sont exposés.
Dans la vitrine n° 32, sont exposés des chaussettes et des gands tricotés à la main et utilisés encore de nos jours.
Dans la vitrine n° 33, se trouvent des cloches destinées à de différents animaux.
Par ailleurs, dans deux vitrines horizontales sont exposés des armes, de la poudre, des caisses, un coupe-chandelle, une cuillère, un heurtoir, un fouet, un cachet, un fume-cigarettes, et un chapelet.
A l’étage du dessous, dans la partie en construction commencée l’année dernière, une armoire, une porte, un tiroir et un four, trouvés dans d’anciennes habitations de Karaman, ont été accrochés et montés sur les murs. Certains outils agricoles se trouvent dans cette partie, qui n’est pas encore ouverte à la visite.
A l’étage supérieur, mise à part la partie réservée à l’administration, il y a une salle d’exposition dans laquelle les travaux artistiques du musée, traditionnels et réalisés par des étudiants, sont exposés périodiquement.
Adresse: Hatuniye Med. Arkası/Karaman August 07 CANBAZ KADI TÜRBESİ VE LARENDE(KARAMAN) KALESİNİN FETHİ - CONQUEST OF KARAMAN CASTLE-Conquête de Karaman château-Eroberung der Burg Karaman-الفتح من قلعة كارامان-KARAMAN conquista do castelo-Завоевание Караман замокİkinci İbrahim Kadı askeri Canbaz kadı zade Abdurrahman efendiyi, minareden minareye ip gerip üzerinde gösteri yapan ip canbazı olarak değerlendirmek doğru değildir. Bu tamamen Türk halkının yatırlara farklı gözle bakmalarına ve efsaneye düşkün olmasından ileri gelmektedir. Karamanoğulları zamanında iyi eğitim görmüş becerikli askerlere canbaz denirdi. Canbaz kadı da o sülaleden gelme bir Türk büyüğüdür. Şu sıralarda türbe tamir halindedir. Zamanla şehir kodunun yükselmesi sebebiyle yapı yüzyirmibeş santim derinliğinde toprağa gömülü iken, çevresindeki topraklar temizlenerek türbe meydana çıkmıştır. Sonradan konulan yeni yazı ile yazılmış kitabede şöyle diyor:
KARAMAN BEYLERİNDEN İKİ İBRAHİM KADI ASKERİ CENBAZ KADI ABDURRAHMAN TÜRBESİ Bir şey söyleyeyim mi? Bu kitabe bu türbeye yakışmamış. Kendi kitabesine ne oldu anlayamadım.Yukarıda iyi eğitim görmüş becerikli askerlere Karamanoğulları zamanında canbaz dendiğinden söz etmiştik. Larendenin Karamanoğulları topraklarına katılmasında canbazların büyük gayreti ve becerisi vardır. Karaman Bey Larendeyi Selçuklu Sultanı iki Kılıçaslandan ister. Kılıçaslan da iki pare makbul şehrim var birini ona mı vereyim. Larende anam dedem tahtıdır diyerek reddeder. Ama bir müddet sonra anam atam tahtıdır dediği şehri Karaman Bey’in düşmanı Hacı Beylere verir. Karaman Bey Kılıçaslanın bu düşmanca hareketine çok sinirlenir ama belli etmez. Karaman Bey uzun müddet bu konu üzerinde durmayıp çevresine bu olayı unutturur. Bir gün ansızın av yapma bahanesi ile yanına iyi eğitim görmüş bir miktar asker alır, Ermenekten ayrılır. Nereye gideceğini askerlerinden bile saklayan Karaman Bey, Larende kalesinin önüne gelir. Dönüp askerlerine Larende kalesine baskın yapacaklarını ve hazır olmalarını tenbih eder. Ve bir baskınla kaleyi ele geçirir. Burada ele geçirdiği Hacı Beyi ve muhafızlardan birkaçını öldürür. Geri kalan kale muhafızları iç kaleye çekilip kapıları kapatırlar. Karaman Bey Larende pazarında yakaladığı Rum ve Ermenilerin elbiselerini askerlerine giydirerek kale kapısının önüne gönderir. Ermeni Rum elbisesi giyen askerler muhafızlardan Karaman Bey kendilerini yakalarsa öldüreceğini söyleyerek yardım isterler. Bunun üzerine kale muhafızları kapıları açarak askerleri içeri alırlar. İçeri giren askerler elbiselerinin içindeki palaları çekerek kaleyi teslim alırlar. Tarih 1260.. TALAT DURU'DAN ALINTIDIR.... KARAMANOĞLU MEHMET BEYİ ARIYORUM...
Karamanoglu Mehmet Bey'i arıyorum.Göreniniz , bileniniz, duyanınız var mi? Bir ferman yayınlanmıştı:
"Bu günden sonra, divanda, dergâhta bârgâhta, mecliste, meydanda Türkçe'den başka dil konuşulmaya" diye hatırlayanınız var mi? Dolanın yurdun dört bir yanını, Çarşıyı, pazarı, köyü, şehri, fermana uyanınız var mi? Nutkum tutuldu, sasırdım merak ettim, Dolandığınız yerlerdeki Türkçe olmayan isimlere,Gördüklerine, duyduklarına üzüleniniz var mi? * Tanıtımın demo, sunucunun spiker, * Gösteri adamının showmen, radyo sunucusunun diskjokey, * Hanim ağanın, firstlady olduğuna şaşıranınız var mi? * Dükkanın store, bakkalın market, torbanın poşet, * Mağazanın süper, hiper, gross market, * Ucuzluğun, damping olduğuna kananınız var mi? * İlan tahtasının billboard, sayı tablosunun skorboard, * Bilgi alisinin brifing, bildirgenin deklarasyon, * Merakin, uğrasın hobby olduğuna güleniniz var mi? * Bırakın eli, özün bile seyrek uğradığı, * Beldelerin girişinde welcome, çıkısında goodbye okuyanınız var mi? * Korumanın, muhafızın, body guard, * Sanat ve meslek pirlerinin duayen, * İtibarin, saygınlığın, prestij olduğunu bileniniz var mi? * Sekinin, alanın platform, merkezin center, * Büyüğün mega, küçüğün mikro, sonun final, * Özlemin hasretin, nostalji olduğunu öğreneniz var mi? * Is hanimizin plaza, bedestenimizin galeria, * Sergi yerlerimizi, center room, show room, * Büyük şehirlerimizi, mega kent diye gezeniniz var mi? * Yol üstü lokantamızın fast food, * Yemek çeşitlerimizin menü,Hesabini, adisyon diye ödeyeniniz var mi? * İki katli evinizi dubleks, üç katli komşu evini tripleks, Köşklerimizi villa, eşiğimizi antre, Bahçe çiçeklerini flora diye koklayanınız var mi? * Sevimlinin sempatik, sevimsizin antipatik, * Vurguncunun spekülatör, eşkıyanın mafya, * Desteğe, bilemediniz koltuk çıkmağa, sponsorluk diyeniniz var mi? * Mesireyi, kir gezisini picnic, * Bilgisayarı computer, hava yastığını air bag, * Eh pek olasıcalar, oluru, pekalayı, okey diye konuşanınız var mi? * Çarpıcı önemli haberler, flash haber, * Yasa, varol sevinçleri, oley oley, * Yıldızları, star diye seyredeniniz var mi? * Virvirik dağının tepesindeki köyde, * Cafe show levhasının altında, * Acının da acısı kahve içeniniz var mi? * Toprağımızı, bayrağımızı, inancımızı çaldırmayalım derken, * Dilimizin çalındığını, talan edildiğini, * Özün el diline özendiğine, içi yananınız var mi? * Masallarımızı, tekerlemelerimizi, ata sözlerimizi unuttuk, * Şarkılarımızı, türkülerimizi, ninnilerimizi kaybettik, Türkçe'miz elden gidiyor, dizini döveniniz var mi? Karamanoglu Mehmet Bey'i arıyorum, Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mi? Bir ferman yayınlamıştı ... Hayal meyal hatırlayıp da, sahip çıkanınız var mi? YUSUF YANÇ(TÜRK DİLİ DERGİSİ-1999) July 25 ESKİ KARAMAN GÖRÜNTÜLERİ(Old Photos of Karaman - Vieilles photos de Karaman - Alte Fotos von Karaman - صور قديمة للكارامان - Fotos antigas de KARAMAN- Старые фотографии Караман )
KARAMANOĞULLARI BEYLİĞİ(Karamanid Emirate - Emirat Karamanid - Karamanid Emirat - امارة كارامان - Karamanid Emirado)
Karamanoğulları (Karamanoğlu) Beyliği On üçüncü asırda, Konya ve havâlisine hâkim olup, 1487 senesine kadar devam eden büyük Türk beyliği. Karaman aşîreti, Oğuzlar'ın Avşar boyuna mensuptur. Türkiye Selçuklu sultanı Birinci Alâeddin Keykubad (1219-1237), Türkmen aşîretlerini Bizans ve Kilikya hudutlarına yerleştirmişti. Bu sırada, 1228 senesinde Kilikya, Ermenilerden alınınca, Ermenek taraflarına da Karaman aşîreti yerleştirildi. O zaman, Karaman aşîretinin beyi Sadeddin oğlu Nûre Sufî idi. Türkmenler üzerinde nüfuz sahibi olan Nûre Sufî, Hıristiyanlara ait yerleri zaptederek topraklarını genişletti. Ölüm tarihi bilinmeyen Nûre Sufî’den sonra oğlu Kerîmüddin Karaman, aşîret beyi oldu. Bu sıralarda Türkiye Selçukluları Devleti, Moğol-İlhanlıların kontrolüne girmişti. Karaman Bey; Ermenek, Mut, Gülnar, Mer’a ve Silifke kalelerini muhasara etti. Ermenek’i ele geçirdi. Sahip olduğu topraklarda, serbestçe hareket ediyordu. Bundan dolayı Türkiye Selçuklu sultanı Dördüncü Kılıç Arslan, Karaman Beyin hadise çıkarmasından çekinerek ona, Lârende (Bugünkü Karaman) Kalesini iktâ olarak verdi. Aynı zamanda kardeşi Bunsuz da, Selçuklu sultanının sarayında “candar” yani muhafız olarak görevlendirildi. Fakat, uç beylerinden bazılarının cezalandırılmasından endişelenen ve bir gün sıranın kendilerine geleceğini düşünen Karaman Bey, beraberinde kardeşi Zeynül-Hac ve Bunsuz olduğu halde, 20.000 kişilik bir kuvvetle Konya üzerine yürüdü. Ancak, Gevele Kalesi önünde yapılan muharebede Selçuklu veziri Muînüddin Pervâne, Karamanlıları mağlup etti. Karaman Beyin kardeşleri Zeynül-Hac ve Bunsuz yakalanarak Konya’da idam edildi. Karaman Beyin, 1262 senesinde vefatı üzerine, Sultan Dördüncü Kılıç Arslan, bunun oğullarını Gevele Kalesine hapsettirdi ise de, Vezir Muînüddin Pervâne’nin müdahalesi ile serbest bıraktı. Kardeşlerden en büyüğü olan Şemseddin Birinci Mehmed Bey, Ermenek tımarına sahip olarak Karaman Beyi oldu. Mehmed Bey, aşîret reisi olduktan bir süre sonra isyân eden Hatiroğlu ile birleşerek Selçuklulara karşı faaliyete geçti ve Bedreddin Hutenî komutasında üzerine gönderilen Selçuklu-İlhanlı ordusunu, Göksu Derbendinde, âni bir taarruzla bozguna uğrattı. Daha sonra Konya üzerine yürüyerek, Cimri lakabı verilen Alâeddin Siyavuş’u Selçuklu sultanı ilan etti. Mehmed Bey, yanında Alâeddin Siyavuş olduğu halde, 1277 senesi Mayıs ayının on ikisinde Konya’ya girdi ve Siyavuş’un veziri oldu. Toplanan dîvânda Türkçe'den başka dil kullanılmamasına karar verdi. Bir süre sonra Akşehir ve civarında Sâhib Atâoğulları idaresindeki bir orduyu yendi. Bu sefer dönüşü Konya’ya sokulmayan Karamanoğlu Mehmed Bey, Ermenek’e çekilmek mecburiyetinde kaldı. Bu sırada Sâhib Cüveynî komutasındaki Selçuklu-İlhanlı ordusu, Konya’ya geldi. Bu ordu ile yaptığı çarpışmada yakalanarak bazı kardeşleri ile birlikte öldürüldü (1277). Bu hâdise, bir süre için Karamanlıları sindirdi. Mehmed Beyin yerine, kardeşi Güneri Bey geçti. Bu da, Selçuklu şehzadeleri arasındaki saltanat mücadelesinde büyük rol oynadı. Güneri Bey, 1286 senesinde Tarsus üzerine yürüdü. Aynı sene İlhanlılar, Lârende ve havâlisini tahrip ettiler. Güneri Bey, dağlara çekildi. Karamanoğulları, bu tarihten sonra Moğollarla bazen anlaştılar, bazen savaştılar. Güneri Bey, 1300 senesinde vefat edince, yerine kardeşi Mahmud Bey geçti. Mahmud Bey, 1308 senesinde, Ermenilerle savaşırken öldü. İki oğlu arasında çıkan ihtilaflar, beyliğin birliğini sarstı ve beylik, Memlûklar'ın tesir sahasına girdi. Bu sırada beyliğin başına Yahşi Bey geçti. Yahşi Bey zamanında Karamanoğulları, tekrar Konya’ya hâkim oldu. Anadolu beylerinin kendi başlarına hareket etmeleri üzerine, İlhanlı Valisi Emîr Çoban idaresindeki Moğol ordusu, Anadolu’ya girdi (1314). Emîr Çoban, Konya’yı Karamanoğullarının elinden aldı. Yahşi Beyin ölümü üzerine Karamanoğullarının başına Bedreddin Birinci İbrahim geçti. Karamanlılar, bunun zamanında da Konya’ya hâkim oldular. Bedreddin İbrahim, 1319 senesinde Tarsus Ermenileri üzerine sefer düzenleyerek bazı yerleri ele geçirdi. İlhanlıların Anadolu Valisi Timurtaş’ın 1327 senesinde Mısır’a kaçması üzerine, diğer Anadolu beyleri gibi, Karamanoğulları da serbestçe hareket etmeye başladılar. İlhanlıların çöküşü ile Karamanlılar hudutlarını genişletmeye devam ettiler. 1328 senesinde Gevele Kalesine kadar ilerlediler. Beyşehir’e hâkim oldular. 1333 senesinde Birinci İbrahim Bey, beylikten çekilerek yerini, kardeşi Alâeddin Halil Beye bıraktı. Bu beyin vefatından sonra, yeniden Birinci İbrahim Bey, Karamanlıların başına geçti. Ölümü üzerine yerini oğullarından Fahrüddin Ahmed bey aldı. Beyliği çok kısa süren Ahmed Bey, Moğollarla savaşırken öldü (1350). Bundan sonra kardeşleri Süleyman ve Şemseddin beyler, kısa süreler ile başa geçtiler. Karamanoğulları Beyliğinde bu iki kardeşi, Burhâneddin Musa Bey takip etti. Bu bey, hastalığı yüzünden Seyfeddin Süleyman ile Karaman Beyi, Lârende’ye göndererek kendisi Mut’a çekildi. 1356 senesinde, Musa Beyin yerine Süleyman Bey geçti. Beş sene kadar saltanat süren Süleyman Bey, Sivas Emîri Eretnaoğlu Mehmed Bey tarafından bir hileyle öldürüldü (1361). Bundan sonra, Ebü’l-Feth lâkabını taşıyan Alâeddin Ali Bey, Karamanlıların başına geçti. Alâeddin Ali Bey, başa geçer geçmez, Osmanlılar'la münasebet kurdu. Ali Bey, faal, mücadeleci ve azim sahibi bir hükümdardı. Osmanlı Sultanı Murad Hüdâvendigâr’ın kızı Nefîse Sultan ile evlenerek iki sülale arasında akrabalık tesis etti. Osmanlıların Anadolu’ya yayılmalarından ve beylikleri elde etmelerinden çekinen Alâeddin Ali Bey, Eretnaoğulları ve diğer Türk beyleri ile bir ittifak kurma gayretine düştü. Fakat Sultan Birinci Murad’ın aldığı yerinde tedbirler, bu gayretleri neticesiz bıraktı. Alâeddin Ali Bey, daha sonra Kıbrıslıların elinde bulunan Gorigos (Kız Kalesi) üzerine yürüdü ve kaleyi muhasara etti. Kendisini bu sefere teşvik eden Moğol kumandanı Yelboğa Nâsırî’nin muhasara sırasında ölümü üzerine, Karamanlılar muhasarayı kaldırarak geri çekildiler. Alâeddin Ali Bey, daha sonra komşu beyliklerin arazisinden bazı yerleri zaptetti. 1376 yılında Kayseri’yi muhasara edince, Eretnaoğlu Ali Bey Sivas’a çekildi. Fakat Eretnaoğlunun veziri Kadı Burhâneddin, Alâeddin Ali Beyi geri çekilmek zorunda bıraktı. Alâeddîn Ali Bey, kayınpederi ve Osmanlı Sultanı Birinci Murad Hanın, Rumeli’de fetihlerde bulunmasından faydalanarak, Osmanlılara ait olan Beyşehir’i ele geçirdi. Bunun üzerine, Rumeli’den Anadolu’ya geçen Sultan Murad Han, yaptığı muharebede Karamanoğullarını mağlup ederek, Konya’yı muhasara etti ise de, Kızı Nefîse Hâtunun ricası ile, aldığı yerleri iade ederek barış yaptı (1386). Bu sulh, 1389 senesinde, Sultan Murad Hüdâvendigâr’ın Kosova Savaşı'nda şehid olması üzerine, Karamanlılar tarafından bozuldu. Alâeddin Bey, tekrar Osmanlı topraklarına girdi. Bu durum karşısında, Osmanlı sultanı olan Yıldır | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||